Forum Ana Sayfa
Ana Sayfa | Üye Listesi | Gruplar | Arama | Ban List | Şifremi Unuttum| Kayıt | Oturum Aç | Pankart.Org - Ana Sayfa 

Büyük Haksızlık!
Sayfaya git 1, 2  Sonraki
 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    Pankart Namustur! Forum Ana Sayfa -> Türk Futbol Gündemi
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
Duncan



Kayıt: 24 Nis 2007
Mesajlar : 222
Durum : Çevrimdışı
Konum: istanbuL

MesajTarih: Cmt Nis 05, 2008 13:15    Mesaj konusu: Büyük Haksızlık! Alıntıyla Cevap Gönder

Soru şu: Ratingi, marka değeri ve başarısı en yüksek takıma, diğerleri ile çok yakın para vermek nasıl bir adalettir?

F.Bahçe dünya çapındaki çıkışına başladığından itibaren hep aynı soru kafamı kurcalıyor:

“Türkiye’deki naklen yayın havuz sistemi başarısız kulüpler için adaletli ama başarılılar için de aynı şekilde adaletli mi?”

Çıkış noktam da 1 Aralık 2007 tarihinde VATAN Spor’un manşetinde yer alan şu haber:

“Inter yönetimi, F.Bahçe’ye Milano’da verdiği yemekte yıllık naklen yayın gelirini 94 milyon Euro olarak açıkladı.. F.Bahçe’nin gelirinin yılda 9 milyon Euro olduğunu öğrendikleri zaman ise inanamayıp, ‘Siz bu noktalara nasıl geldiniz?’ diye hayret ettiler.”

Demek ki, F.Bahçe, rakiplerinin %10’u kadar bir parayla Avrupa’da varolma mücadelesi veriyor..

Bu ciddi tartışmayı sulandırmak isteyeceklere şu ön bilgiyi vermem lazım.. Buradaki mevzu F.Bahçe değil.. G.Saray da olabilirdi, Beşiktaş da.. Ama esas olan, Avrupa çapındaki en büyük organizasyonda Türkiye’yi temsil eden kulübe, rakipleriyle fırsat eşitliği yaratabilecek formülü bulmak..

Minik bir araştırma yaptım.. Futbol Federasyonu yöneticileri ve Digitürk ekibiyle görüştüm.. Ve yeni sezonda naklen yayın havuz gelirinin nasıl paylaşılacağını üç aşağı-beş yukarı öğrendim..

Önce F.Bahçe, G.Saray ve Beşiktaş’ın son 3 sezonda Digitürk’ten aldığı paralara bakalım:

* 2004-2005 sezonu: 17 milyon 472 bin YTL

* 2005-2006 sezonu: 20 milyon 210 bin YTL

* 2006-2007 sezonu: 21 milyon 893 bin YTL

Şu anki Federasyon Başkanı Hasan Doğan’ın 2. adam olarak yer aldığı Levent Bıçakcı Federasyonu’nun 2 yıl önce aldığı karara göre, 4 Büyükler’in naklen yayın gelirleri fikslendi..

Yani 3 Büyük de performans açısından kötü olsalar bile en azından bu rakamları kasalarına koydular.. Trabzon’un şampiyonluk sayısı daha az olduğu için biraz altta kaldı.. Diğer 14 kulüp topladıkları puanlara göre kalan parayı paylaştılar..

Bu, o günün gerçeklerinde mantıklı bir sistemdi!

Neden? Mesela Sivasspor şimdiki sisteme göre bu sezonu 2. bitirse 12 milyon YTL kazanacak.. Performans sistemi olmasa bu rakam 6 milyon YTL’de kalacaktı.. Yani alttan gelen yeni kulüplere yarayan bir sistemdi bu..

Ama..

Dünya değişiyor, kulüpler gelişiyor, rekabet her geçen gün daha acımasız hale geliyor..

F.Bahçe’nin geldiği nokta, markanın ulaştığı değer, naklen yayınlarının ratingi diğerlerine oranla yükseldi.. Bugün Lig TV de F.Bahçe’nin ratinginin G.Saray, Beşiktaş, Trabzon, Sivas’a göre çok daha fazla olduğunu kabul ediyor..

Üstelik Digitürk, bu sezon yaklaşık 170 milyon $ olan naklen yayın bedelini 23 milyon $ arttırdı.. Ayrıca % 10’luk rutin artışı da yapacak.. Yani toplam rakam, federasyonun % 10’luk payı da çıktıktan sonra 193 milyon $ olacak..

Bu para nasıl dağıtılacak?

Proje şöyle: 193 milyon $’ın % 14’ü şampiyon 4 takım arasında, şampiyonluk sayılarına göre dağıtılacak.. % 35’i 18 takıma eşit bölünecek.. % 44’ü toplanan puanlara göre 18 takıma paylaştırılacak.. % 7 de ligin nihai sıralamasına göre bölünecek (Şampiyon 10, ikinci 8, üçüncü 6, dördüncü 4 katsayıya bölünecek.. Yüzde 7 ilk 6’ya dağıtılacak.)

Bütün bunlar olursa F.Bahçe, gelecek yıl bu sezonki performansını tekrarlasa bile en fazla 20-25 milyon YTL arasında bir yayın gelirine ulaşacak..

Bu kriterlere karar verecek merci ise başkanı Aziz Yıldırım olan Kulüpler Birliği ile federasyon..

İşte burası çok önemli..

Hıncal Abi (Uluç) diyor ki, “Türk futbolunu ele geçirmek isteyen Aziz Yıldırım, Kulüpler Birliği’ni de avcunun içine alarak planını uygulamaya koydu, burayı da teslim aldı..”

Buna karşılık benim iddiam şu: “Yıldırım’ın Kulüpler Birliği’nin başına geçmesi, F.Bahçe açısından çok zararlı.. Aynısı Canaydın için de geçerliydi.. Çünkü böyle bütünleştirici bir görevi olmasa, Yıldırım F.Bahçe’nin yayın gelirini arttırmak için Türkiye’yi ayağa kaldırır, Digitürk’ten de istediği parayı alırdı..”

Oysa şimdi..

18 kulübü temsil ettiği için, 17 kulübe faydalı ama F.Bahçe için zararlı bir sistemi kabul etmek zorunda kalacak.. Yeni yayın dağılımından herkes iyi para alırken, F.Bahçe marka değerinin çok altında bir rakamla çıkacak..

Bugün naklen yayından gelen para F.Bahçe’nin 150 milyon $’lık yıllık bütçesinin % 13’ü.. Bu oran Avrupa çeyrek finalisti iken bile en fazla % 15’e çıkabilecek.. F.Bahçe o zaman yıllık yayın geliri 180 milyon $ olan Chelsea ile, 90 milyon $ olan Inter’le gelecek sezon nasıl boy ölçüşecek?

Bunu da sanırım bir tek Aziz Yıldırım biliyordur..

Bu yazının anafikri şu:

Naklen yayın havuzu, Türk futbolunu idame ettirmek için kullanılan bir fon değildir.. Mali krizdeki Denizli, Kasımpaşa, Rize, Trabzon ayakta kalsın diye; F.Bahçe’nin hakettiği paranın altında alması haksız bir uygulamadır.. Üstelik F.Bahçe bunu normal karşılarsa, bu daha da anormaldir..

Daha iyi karar verebilmeniz için yurtdışındaki örnekleri de teker teker inceledim..


İbrahim SETEN / Vatan Gazetesi

Kaynak: Vatan
_________________
Sarı Lacivert Dünyanın insanlarıyız...
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Google
Reklamlar!





Durum :

MesajTarih: Cmt Nis 05, 2008 13:15    Mesaj konusu: Reklamlara en fazla tıklayana adminlik verilecektir :)

Başa dön
cimbomperest



Kayıt: 08 Tem 2007
Mesajlar : 371
Durum : Çevrimdışı
Konum: eski açıktan

MesajTarih: Cmt Nis 05, 2008 16:20    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

bence saçma bi yazı olmuş.ne yani fb avrupa takımlarının seviyesine gelecek diye 193 milyon doların 100 milyonunu fb'ye mi vereceklerdi.interin 90 chelsea'nin 100 küsür milyon dolar kazanmasının sebebi serie-a ve premier lig yayın haklarının çok daha fazla paraya alınmasından gelmekte.yani ortadaki pasta büyük olunca haliyle inter ve chelsea'ye de o oranda büyük bir pay düşüyor.bu da ligin kalitesinden,izlenebilirliğinden,uluslararası olmasından kaynaklanıyor.bugün avrupada tüm ülkelerde,güney amerikada,asyada hatta afrikada izlenebilen ligler premier lig ve serie a dolayısıyla havuzda toplanan para da büyük.turkcell süper lig hangi ülkelerde izleniyor türkiyeden başka.belki bazı türki cumhuriyetlerde o kadar.dolayısıyla dağıtılan parada bir haksızlık yok ve gayet yerinde bir sistem.fb,bjk,GS fazla para kazansın diye zaten en önemli gelir kaynağı naklen yayın parası olan diğer anadolu kulüplerini hiçe saymak ne derece mantıklı.zaten güç farkından dolayı kalitesiz bir lig olan türkiye ligini bu mantıkla birlikte daha da kalitesizleştirmeye götürür bu uygulama.rekabet daha da azalır.bu yüzden de ligde doğru dürüst rekabet yaşayamayan 3 büyükler avrupa kulvarında daha da başarısız hale gelir.o yüzden sistem doğrudur.böyle yapılmaya devam edilmeli.yapılması gereken ligin kalitesini yükseltip,izlenebilirliği arttırmak ve bu şekilde pastayı daha büyütmek.
_________________
emrah oktay.en büyük tutkusu GALATASARAY
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder MSN Messenger
Duncan



Kayıt: 24 Nis 2007
Mesajlar : 222
Durum : Çevrimdışı
Konum: istanbuL

MesajTarih: Cmt Nis 05, 2008 21:04    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Yazımdada okunduğu gibi sadece Fb için geçerli değil bu haksızlık tüm takımlar için D-SMART ın verdiği paradan haberin olsaydı umarım o postu kasmazdın
_________________
Sarı Lacivert Dünyanın insanlarıyız...
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
kayhan



Kayıt: 31 Mar 2006
Mesajlar : 150
Durum : Çevrimdışı
Konum: BU ÜLKEDE TEK AVRUPA ŞAMPİYONU VAR

MesajTarih: Pzr Nis 06, 2008 19:08    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Tamamda italya yada ingiltere ile nasıl karşılaştırabilirsinki bizi.İngiliz takımlarının durumu zaten bizden çok çok farklı adamlar şirketleşme olaylarını yıllar değil yüzyıllar önce bitirmişler:)yani paralı başkana yada tv gelirlerine bizim kadar bağımlı değiller.bu farkın kapanmasına imkan yok bence 15 yıl öncede böyleydi çimdide.hatta fark biraz daha kapandı bence.
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
|BURSA|



Kayıt: 17 Oca 2007
Mesajlar : 160
Durum : Çevrimdışı
Konum: BURSA

MesajTarih: Pzr Nis 06, 2008 20:59    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Haksızlıktanmı bahsediyorsuınuz :S :S :S bide anadolu klüplerinin aldıgı paralara bakın bakalım
_________________
BURSA BURSA BURSA
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Duncan



Kayıt: 24 Nis 2007
Mesajlar : 222
Durum : Çevrimdışı
Konum: istanbuL

MesajTarih: Pzr Nis 06, 2008 21:37    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

önceki postumda yazdığım gibi D-SMART (Doğan TV) ihaleye yillik 180.000.000 Amerikan Doları +% 10 Federasyon payi, +% 2 operasyon gideri, +KDV olmak üzere teklif vermektedir. yarısıda anında klüplere dağıtılacaktı ama sağolsun TFF içine etti
_________________
Sarı Lacivert Dünyanın insanlarıyız...
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Beykoz1908



Kayıt: 12 Arl 2006
Mesajlar : 387
Durum : Çevrimdışı
Konum: Beykoz

MesajTarih: Sal Nis 08, 2008 13:16    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

italya ligi her ülkede yayınlanıo türkiye ligi?bu federasyonun suçu veya dijitürkün suçu deil.100 senede arpa boyu gidemedik hiç bi sektörde futboldada gidemedik (gitmeyelimde zaten).peki büyükler büyüyecek küçükler küçülecek.diğer klüpler kapanacak 4 büyükler gider italyada oynar artık.

tr güçlünün deilde emeğin yanında olan bi tek sistem varmış (onuda öğrenmiş olduk) bırakın oda paranın eline geçmesin.
_________________
Ölümüne Beykoz
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
PaBLo AimaR



Kayıt: 30 Mar 2007
Mesajlar : 1252
Durum : Çevrimdışı
Konum: AntakYa /Bursa-Mesken /Malatya-Sıtmapınarı

MesajTarih: Sal Nis 08, 2008 17:03    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

YorumsuZ !
_________________
MaLaTYa MaLaTYa BuLuNMaZ E$in !
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder MSN Messenger
Antis



Kayıt: 27 Ekm 2007
Mesajlar : 16
Durum : Çevrimdışı
Konum: Ankara

MesajTarih: Sal Nis 08, 2008 19:31    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Akıl akıl hakeme takıl!

13.11.2007

Futbolda yine yöneticiler oynamaya başladı. Özellikle daha çok şampiyonluğa oynayan takımlar, hakem yanlışları nedeniyle terör estiriyorlar. Diğer bir sorun, ‘yok milyonlarca dolar veya euro harcayarak getirdiğimiz futbolcular tekme yemekten futbol oynayamıyor’ gibi yakarmaların, acındırmaların futbolcu üstündeki olumsuz etki yarattığını göremeyen kişilerin sıfatı; yönetici olması. Futbol erkek oyunu. Yalnız yıldız futbolcu kimliğine sahip oyuncular değil, korunacaksa bütün mücadele eden oyuncuların korunması önemlidir.
Bu sezon çok bilmiş yorumcularla, yöneticiler dört büyük kulüp karşısındaki takımların, futbol oynamak için değil rakiplerini durdurmak için; oyun bozanlık yapıyor, sertliğe baş vuruyor ve puan alabilmek için her türlü eylemi uyguluyorlarmış... Bunun sonucunda da 70-80 milyon dolarlık takımlarımız haksızlığa uğruyormuş... Hakemler de buna müsaade ediyormuş. Siz, Avrupa’nın güçlü takımlarıyla ne tür bir sistemle oynuyor sunuz? Anadolu takımlarının size karşı olan mücadelelerini Avrupa’daki rakiplerinizle karşılaştırın, birebir aynı. Ama siz yöneticilerin bahanesi her zaman hazır. Ekonomik yönden ve kadro yapıları bakımından güçlü olduklarını, bu nedenle rekabetin zor olduğunu söylüyor musunuz, söylemiyor musunuz? Hiçbiriniz, örnek büyük kulüp yöneticisi olarak aynı Avrupa’da ağladığınız gibi Türkiye’deki ekonomik haksızlığın olduğunu, her sezon 50 ile 80 milyon dolar arasındaki bütçenizden ve neden gelir dağılımında eşit pay dağıtılmadığından söz etmiyorsunuz?
İşte; Anadolu takımlarının 6-7 milyon dolarlık bütçesi ile sizler arasındaki uçurum farkı sahadaki olumsuz mücadeleye de yansıyor.
Yerseniz... Önerim şudur; gelir dağılımındaki eşitliğe destek verin. O zaman eşit rekabetin kalite getirdiğini görüp, taraftarlarınıza daha hoş görünebilir ve futbolu gergin ortamdan kurtarabilirsiniz. Ağlamakla, sızlanmakla hedeflerinize ulaşamazsınız. Gerçeklerle yüzleşin.


Gökmen Özdenak gozdenak@fanatik.com.tr
_________________
www.haydigencler.com
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger
Antis



Kayıt: 27 Ekm 2007
Mesajlar : 16
Durum : Çevrimdışı
Konum: Ankara

MesajTarih: Sal Nis 08, 2008 19:42    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Kendi yaşadığın şehri desteklemenin sana ve şehrine fayda,zarar ve doğru,yanlış getirileri nelerdir,neden yerel takımları desteklemeliyiz. Kendi yaşadığın şehrin takımını desteklemenin faydalarından biri olan sosyal faaliyete değinerek sezon boyunca arkadaş gruplarıyla maç günü öncesi maç anı çok iyi bir eğlenceye dönüştürülerek günün çok iyi bir coşkuyla geçtiğidir,bu avrupada da onun devamı istanbulda da bu şekilde neden bizlerde şehrimizde tabiki bu güzelliği yaşamayalım uğraşımızın ana nedenlerinden biri o bıkmadan anlatacağız bunu insanlara. Bugün ülkemize,ailemize,çocuğumuza karşı nasıl sorumluluklarımız varsa yaşadığımız şehre,kente de vefa borcu sorumluluklarımız vardır her şehirde vakıflarıyla,derneğiyle şehrinin insanına şehircilik ruhunu bilincini aşılamaya çalışıyor ama olmuyor bir istanbul takımı şampiyon olduğunda şehrin altı üstüne geliyor ,Ersun Yanal döneminde gençlerbirliği avrupada başarılı olduğu yıl dışardaki bir maçta yabancılar bizim kafileden birilerine sormuşlar bu takımın ismini çok zor telafuz ediyoruz acaba Türkiyede hangi şehrin takımı,bizimkilerde başkentin ankaranın takımı demişler adamlar şaşırmış yaaa biz türkiyenin başkentini istanbul sanıyorduk. Evet 2 yıl olmadı milliyette bir spor haberi okumuştum tahminim bu şehrin bir çok ikamet edenide okumuştur avrupada 50 küsür başkent olduğunu avrupa başkent takımlarının çoğunluğunun şampiyon olduğunu başkenti şampiyon olmayan bir kaç ülkesinden biriyiz.
Evet kendi sosyal yaşantımıza zarar verdiğimiz gibi şehrimize bir avrupa takımının gelmesinide çok görüyoruz bu yıl olduğu gibi istanbul takımları bu kadar para harcayıp her yıl gibi avrupada da başarılı olmasalarda yine seneye her yıl olduğu gibi üç avrupa takımını şehirlerine getirerek müthiş prim,esnafına kazanç,dış dünyada büyük bir reklam yapmaya devam edecekler acaba bunları bizler yaşadığımız şehre hatta bazıları memleketine çok görüyor bir türlü anlamış değilim.

Şimdi Anadolulu olup veya burda yaşayıp da istanbul takımı tutuyorum demek doğrumu kesinlikle buna saygı duyorum ama ben bir örnek vereyim ankarada yaşamaktan çok memnunum.ankarayı çok seviyorum,burdan başka yaşayacağım bir şehir düşünemiyorum dediklerinde bir istanbul takımı tutuyorsa burda bir çelişki yokmu,bu söylediğim tabiki bütün Anadolu şehirlerimizi kapsıyor,bana göre benim bu eleştirdiğim insanlar ne memleketini ne şehrini nede ülkesini bu alanda sevmiyor
_________________
www.haydigencler.com


En son Antis tarafından Sal Nis 08, 2008 20:09 tarihinde değiştirildi, toplam 1 kere değiştirildi
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger
Antis



Kayıt: 27 Ekm 2007
Mesajlar : 16
Durum : Çevrimdışı
Konum: Ankara

MesajTarih: Sal Nis 08, 2008 19:50    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Yazılı,görsel basın ve de spor yazarları kamu görevi yaparlar. Eğitici ve öğretici vasıtadır,araçtır kitleleri aydınlatmaktır görevleri.Bunu yaparkende taraflı olamazlar ahlak yasasına,hukukuna aykırı hareket etmeleri suç teşkil etmektedir.Spor basını,yazarları,yorumcuları, kulüplerin Amigo yazarlığını değil kamunun elamanı olup tarafsız bir şekilde görevlerini yapmaları gerekmekte.

Balık baştan kokar diye boşa söylenmemiş devletin resmi kanalı TRT’nin iki sezon öncesi Levent Özçelik tarafından Pazar akşamları yapılan spor proğramında puan sıralamasına göre yukardan aşağıya ne takımlara ne renklerine ne de başka bir yönlerine bakılmaksızın eşit yorum ve pozisyon değerlendirmesi için özen gösteriliyordu.Daha sonra ne hikmetse bizde adettir iyi giden bir şeyi bozmak Levent Özçelik’ten sonra onun yerine,ben buna kasıtlı olarak diyeceğim getirilen Erdoğan Arıkan’ın ilk işi proğrama 4 takımın rengini temsil eden futbol topu koyarak art niyetli düşüncesiyle süper ligin Akşam haberinden sonra başlayan spor proğramında gece 12’ye kadar bu dört takımı değerlendikleri yetmiyormuş gibi birde gece 12 den sonra bu takımların tekrar özet görüntülerini vermeleri,kendi takımlarının yorumsuz,pozisyonsuz 2 dakikalık maç özetini seyretmek için uyumamaya çalışan insanları uyuttuktan sonra gece 1’de Anadolu takımlarının lehine olanı değil aleyhine olan pozisyon değerlendirmeleriyle kendilerince saolsunlar keyifli ve adaletli bir proğram yaptıklarını sananlara ne diyelim,Haksızca aleyhimize verilen penaltıları,Adaletsiz haksızca yönetilen maç ile ilgili değerlendirmelerden o kadar çok örnek var ki en yakın zamandan iki örnek verelim Fenerbahçe-Ankaraspor maçında hakemin gözü önünde Alex faulle yere düşürdüğü rakibini üstüne üstlük bir de kramponun burnuyla tekmeleyişi,Beşiktaş-Gençlerbirliği maçında Ali Tandoğan hakemin yanında saha içine girip taç atıyor pozisyonun devamı gol oluyor birde bu adamlar her hafta hakem hatalarından 7’şer maç kaybettik diye ağlıyorlar kazandıkları maçları nasıl kazandıklarını hiç söylemezler ama,Maç içerisinde yapılan hataları hakemin etkide kalma stresine ve korkusuna bağlamaya alıştırıldık tamam kabul.Akşam devletin kanalında spor proğramını izlerken en azından bir adaletli bir yayın beklemek hakkımız değilmi,özellikle Alex pozisyonunda insanlardan tepki gelmese orada hemencecik nasıl örtbas etmeye çalışarak art niyetliliklerini net bir şekilde ortaya koymalarını kamuoyu net bir şekilde izlemiştir.

Hata yapmak insanlık gereği herkesin hakkı ne varki Adalet beklemek başka,Adalet sağlamak ve bunu eşit dağıtmakla yükümlü olanların sebeb olduğu yanlışlar diğer şehirlerimizin,yerel takımlarımızın ve de taraftarlığının zarar görmesini sağlıyarak zayıflamasını sağlamakta bu birde TRT kanalıyla süper ligi iki proğram şeklinde ayırarak,bölerek kitlelerin beyinlerine bu şekilde pompalanıyorsa düşündürücü bu yazımda özel medyayı hiç göz önünde bulundurmadım bile TRT'nin Sivasspora bakışı ortada

NOT:Bu yazı eski yazı haksızlığa iki örnekte geçtğimiz hafta Gençlerbirliği ile Kayseridir,yarım asırdır ligimizde değişen nedir sadece yurt dışında istisna,saman alevi geçici bir başarı kalıcı olan ülke içinde sistem vu kural dişı oynayan şampiyon olalımda nasıl olursak olalım zihniyetiyle rakip istemeyen futbolumuzu ve taraftarlığı bir şehrin hegomanyasına hapsetmiş rakipsiz,rekabetsiz,kalitesiz bir lig
_________________
www.haydigencler.com
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger
Antis



Kayıt: 27 Ekm 2007
Mesajlar : 16
Durum : Çevrimdışı
Konum: Ankara

MesajTarih: Sal Nis 08, 2008 19:51    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

21 Yüzyıl medeni ve gelişmiş ülkeler sportif alanlarda kendilerini daha ileriye götürmenin çalışmalarını,yeni şekillenmelerini daha iyi olmanın ciddi çalışmalarını yaparken,bizim yöneticilerimiz’de çağın ve Ülkenin gerçeklerine denk düşen öngörü ve planlarla sorunları halletmelidir,görünen öylemi ki acep

Ligdeki rekabetin,heyacanın,çekişmenin üst seviyede olması için bedel ödemeyi göze alarak sabırlı bir şekilde direnç göstererek istikrarlı ve de bilinçli bir şekilde istenilen seviyeye ulaşmak için kolayı değil zoru seçmek gerekmekte yoksa hileye,hurdaya,çirkinliklere,düzensizliklere teslim olup takılıp kalırsınız,kendinizi kurtaramaz karanlığa bir çıkmaz yola girip teslim olursunuz çaresizliğe.

Dürüst oyundan bahsederiz,uygulamaya geldiğimizde kaçarız,çünkü seviyesiz ahlaksız bir yapı var,şu an ne kadar saldırıp iyi konuma geçerim diye düşünen ve art niyetli eylemleri devam ettikçe avantajlı duruma geçip kazandığını sananlar kendini kandırıyor.

Büyüğüz diyenlerin mesajlarına dikkat edildiğinde bakın nelerle uğraşıyorlar,Yapılan spor ama sportmenliğe,centilmenliğe aykırı davranışlar,sporun doğasına aykırı halbuki büyüksen buna ihtiyacın olmamalı,bu sözde büyükler kendi camiasını,medayasını,federasyonunu,mhk’sini,vs resmi kurumlarını,taraftarlarını yani her kesimi bu yönde kullanmaktadırlar.

Değer yargılarımız o kadar değiştiki Avrupada yasak olan hakem etkileme olayı bizde maçtan önce belirlendiği günden itibaren hakemi zora sokup hata yaptırma,etkileme gibi davranışların ve de müsabakayı sporsal bir oyundan çıkarırarak bu futbol oyununu aldatmaca sonucu kazanmayı doğru görür oldu sayın büyüklerimiz

Futbol oyununu kurallarıyla sistem çerçevesinde adil uygulamadığınız zaman yapısını bozarsınız,Ligin bozukluğu,kalitesizliği büyüklerimizin sistem ve kural dışı oynamalarından kaynaklanmakta,bu durumdan tabikide en çok Anadolu takımları etkilenmekte,bizim sahte büyükler istedikleri kadar transferde yapsalar sistemi bozarak kural dışı oynama isteği,onlarında yapısının bozulmasına neden olduğundan dışarıda başarılı olamamaktadırlar çünkü rakibin yoksa rekabet’de yoktur.

Türk futbolunun bu ıslak zeminde kendi zeminlerini sağlamlaştıran büyüklerimiz avrupa arenasında birde sabitlenmiş düzgün bir ortama gelince nasıl kaybettiklerinin farkına bile varamıyorlar,daha doğrusu işlerine öyle gelmekte.Kural dışı yan etkenlerden,aldatmaca oyunlardan fayda sağlamak istemeleri vizyonlarını daraltıp rekabet ortamını rakiplerine tanımamaları kendilerininde dışarıda başarısız olmalarını sağlıyor.

Bir an önce Türk futbolunun siyasal yapılandırmaların,koltuk,çıkar ilişkilerinden,şahsi menfaetlerin etkisinden kurtarılıp amatöründen tutunda tüm lig ve kulüplerin ortak çıkarları doğrultusunda temelinde güçlü bir yapı kazandırılmasına çalışılması gereklidir.

Ortada bir gerçek var ülke futbolunun geride bıraktığı gerçekler bu sistem yapısıyla beklediğimiz başarıya ulaşmamız gerçekcimi,TRT VE Özel medyanın yancılığı ve amigo köşe yazarlarının taraflılığı dahil evet ilk şartı sistemimizin düzeltilmesi sonrada herkese eşit mesafede futbolun yasasını kimseye deldirmeden kriterlerini uygulamak,kişi kurumları küstürmeden,rekabet içinde kavga ettirmeden,camiaların sahada birinin diğerinden farkının olmadığını inandırarak o güveni vererek adalet eşit dağılırsa sistem düzene bir yola girmiş demektir.
_________________
www.haydigencler.com
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger
Antis



Kayıt: 27 Ekm 2007
Mesajlar : 16
Durum : Çevrimdışı
Konum: Ankara

MesajTarih: Sal Nis 08, 2008 19:52    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Vicdanî karar verme hakkımız engellenemez!

Ligimiz bu sene gerçekten farklı bir çekişmeye sahne oluyor. Birkaç takım dışında neredeyse her takımın bir derdi var: bir yanda düşmemeye çalışanlar, diğer yanda ise şampiyonluğa oynayanlar. Bu ortamda futbol kamuoyunun şampiyonluk mücadelesine odaklanması da yeni bir şey değil belki ama diğer yanda hayatta kalma mücadelesi veren bu kadar çok takım varken maçların adilane yönetimi her zamanki gibi yine büyük önem taşıyor.

Durum bu iken, kendileri aleyhine ya da rakipleri lehine yapılan hataları abartarak gündemde tutmaya çalışan “3 büyükler”in tavrı ve medyanın tiraj uğruna tepedeki çekişmeye ve devamını sağlayacak koşullara odaklanması da aslında şaşırtıcı/yeni değil. Hep söylenegelen şeyin formülü basit aslında: İyi oynayan "şampiyon" olsun, yani "kendi aralarında oynayacakları maçı kazanan şampiyon olsun", yani "diğer takımlarla oynanan maçlarda bir şekilde kazan(dırıl)sınlar." Hem de kazasız belasız tarafından!

Çoğu durumda “figüranlık” bir yana “3 büyükler”in kendi aralarındaki “düğüm maçları”na varan yolda ayak bağı olarak görülen takımların haklarının bile ancak şampiyonluktaki rakiplerin kendi aralarındaki hesaplaşmada akla gelmesini kabul etmiyoruz. Medyanın sözüm ona objektif yorumcularının duyarsızlıklarını ve çifte standartlarını ifade etmenin sonuç getirici olmak bir yana “yine aynı terane”, “haklısınız ama…” diye başlayan yasak savmak kabilinden sözlerle geçiştirileceğinden de eminiz.

Ama elimizden başka türlüsü gelmediği için yine de haykırıyoruz:

Ligin lig olmasını sağlayan takımların önemli bir çoğunluğunun meşru haklarının bu kadar göz ardı edildiği bir ortamda vicdanlarımız ne kadar rahat?

Kendi dertlerine düşmeleri nedeniyle ister istemez rakip oldukları diğerleri aleyhine yapılan hatalara topluca tepki göstermekteki isteksizlikleri ve/veya yetersizlikleri hatırlandığında, “lige renk katan”ların içine düştükleri durumda kendi hataları olduğu da tabii ki söylenebilir.

Yalnız, bizim de çok temel bir hakkımız var: Rahat bırakın da tüm takımların olduğu gibi kendi takımımızın da kendi gücüyle başarılı olmayı hak edip etmediğini görelim ve neyse hakkımız ona gönül rahatlığıyla razı olalım.

Herkesi kendi vicdan anlayışıyla baş başa bırakmak en iyisi olduğuna göre, bırakın da en azından bu meşru hakkımızı kullanalım ve düşeceksek de dışımızdakilerden yana vicdanımız rahat olsun!

haydigencler.com
_________________
www.haydigencler.com
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger
Antis



Kayıt: 27 Ekm 2007
Mesajlar : 16
Durum : Çevrimdışı
Konum: Ankara

MesajTarih: Pzr Nis 13, 2008 23:11    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Ülkemiz’de çarpık yapının,çarpık anlayışın,çarpık ilişkilerin ürünü tetikçiler,eyyamcılar ve figüranlar sezon sonu yaklaşırken finalde yine kendini göstermeye başladı.

Düşünceleri futbolun felsefesine,ahlakına uygun doğruya olması gerekene değilde yanlışlarla,art niyetli mutlulukları çıkarları doğrultusundaki yanlış başarılara endeksli mutluluklarla kendini kandırıp kafalarını kuma sokanlar ülke futbolunu ve sistemini kural dışı oynayarak ne hale getirdiler kendi yöneticilerinin,futbolcularının,taraftarlarının yaptığı yanlışları görmezden gelinmesini medya aracılığıyla sağlıyarak bir de bu edepsizliğe fair play ödülü verilmesini sağlarlar kendi kendilerine. Büyüklük yanlışa sıkıca sarılmak olmamalı,yeniliklere ve değişimlere anlam veremezsin o zaman,kaybedeceğini anladığınızda futbolun sinsi yönlenlerinden faydalanmak olmamalı,medyanın paslarıyla,desteğiyle kendilerini aldatarak yanlışları düzeltmeden başarılı olacağınızı sanıyorsunuz.

Dünya’ya bir bakın göreceksiniz iyi futbolun nasıl oynandığını,yanlışın üzerinden ahlak dersi vererek,genel anlamda ortada ne bir zafer ne bir başarı var futbolumuzda var olan hezimettir yanlışlarınız her zaman medyaca topluma övünç,erdem,başarı ve bir devrim olarak olarak yansıtılmıştır.

Futbolun yasası herhangi birine farklı diğerine faklı uygulanmamalı,gücü olanın suç işleme özgürlüğü olmamalı,isimlere,renklere göre olmamalı adaletimiz.Acımasızlık kimseye bir şey kazandırmaz,başkalarının acısına bakıp adil olmayı beceremezseniz,merhametin kalbinizi yumuşatmasına izin vermezseniz,art niyetlice hak etmeden alınan puandan,acımasızca ve haksızca yenilmişin hakkını gasp edip emeğini çalarak nasıl iyi biri ve büyük oluyorsunuz ki.

Süper lig de yarım asır geçmiş hala futbolumuzdan çok yanlış unsurları,yanlış yönlerini konuşmaktayız ahlaki değerleri hiçe sayarak benim takımım şampiyon olsunda nasıl olursa olsun mantığı,zihniyeti.Futbolla ilgili tüm kişi,kurumların ve kuruluşların eteğindeki taşlar dökülmedikçe hesabı sorulmadıkça daha çok konuşacağız.Gerçek sorunlar tartışılmıyor,yapılması gereken yöne gidilmesinden ziyade,galip gelirlerse,şampiyon olurlarsa,işleri yolunda giderse iyi,yok tersi olurda yenik duruma düştüklerinde işler ters gittiğinde dönüp dolaşıp hakemi etkilemeye,infazına takılıyorlar.Gerçekleri çıkarlarına ters geldiğinden görmezden geliyorlar,yeni bir sayfa açalım bunu milat sayalım sıfırdan başlıyalım dedikleri bir gün sürüyor,bir gün sonra açtıkları beyaz sayfa simsiyah oluyor,Türk futbolunun bıraktığı şaibe mirası,akıllarınca kendilerini aklamaya tarafsız göstermeye,korunmaya, kollanmaya alıştırılmış sistemin kurallarını kendi lehlerine çevirerek rakiplerinin umutsuz panik içinde çırpınışlarından faydalananlar her yönüyle futbolumuzla birlikte batağa saplanmış durumda kısa günün karı,günlük çıkarlarla kendilerini kazançlı sana dursunlar hep birlikte batıyoruz,halbuki sistem dışına çıkmasalar kural dışı oynamasalar Türk futbolu ivme kazanır ve kalkınır,Ülke futbolumuza bu şansı tanımıyorlar,sorunun hakemden ziyade nerede hangi lobilerde olduğu bellidir,kuralları işlerine geldiği gibi,kamuoyunu yanlış yöne yönlendirmeye çalışmaları, gerçeklerin,doğruların peşinde değil kendi çıkarları uğruna yanlışın peşinde olduklarından yarım asırdır Avrupa arenasındaki başarıları ortada,daha kaç avrupa hüsranı yaşamayı düşünüyorlarsa.

Yenilmiyecek takım yoktur,her takım her takımı yenebilir futbolda bu yüzden güzeldir yalnız tabiki buna izin verilirse engellenmezse,ülkenin her türlü kurumlarının desteğini alıyorsunuz, Başbakanın,Cumhurbaşkanın,Genelkurmaybaşkanının ,valinin,belediye başkanlarının kapılarını
aşındırıyorsunuz,oralara gidip de adil olmayan bu hak dağılımından rahatsızızmı diyorsunuz?,kulüp yönetimlerinin,kulüplerini iyi yönetememesi ve borç içinde yüzdürmesi futbol yasalarının,kriterlerinin eşit adilane uygulanmaması bu hale getirdi bazı kulüplerimiz teslim bayrağını çekmiş futbolu siyasete ipotek etmiştir,tek başına kurtuluşu çare gören diğer kulübümüz ise o kapıları aşındırarak Federasyonu tüm kurullarıyla birlikte ele geçirmiştir,bir süre sonra yeni federasyon yönetimide bu çıkar savaşı yüzünden birbirine girer,MHK’den başlayarak ,Disiplin,gözlemciler,tahkim kurulları ve Milli takımlar yöneticiliği ve teknik heyetine kadar paylaşılamaz kaos da sürer.Eğer bu ülkede futbol şahıslardan,hükümetlerden,siyasi parti ve milletvekillerinden,kimi gruplardan bağımsız olamıyorsa,kendi karar alma organlarına bağlı olarak etkinliğini gösteremiyorsa birde yurt dışında Londra belediyesi veya Paris belediyesi diye bir takım duydunuzmu yani düşlediğimiz futbol siyasal odakların,şahısların,yöneticilerin çıkarı yönünde kullanılıp diz çöktürülüyorsa sistem çöküntü ve bataklık içinde demektir,ne sivrilerin ne de kuddusülerin de gitmesi bu bataklığı kurutmaz.

Pazarın ilk saatlerinde GS resmi sitesinin manşetiydi “beyaz sayfa”istenilen adeletti,çiceği burnunda Hasan Doğan federasyonundan,Fenerbahçenin özellikle Deivid’in penaltı düdüğüyle şekillenen üç puanından dolayı adalet istiyordu sarı kırmızılılar,bugün ne diyecekler acaba.?Dürüst oyundan bahsederiz bu şekilde aldığınız maçlardan sonra çıkıp bu şekilde alınan puanlara ihtiyacımız yok demeyi bile söyliyemiyecek kadar acizmisiniz,sorun sistem dışı oynamadan kaynaklanıyor,futbolun yapısını sağlamlaştırma yerine bozarak kural ve sistem dışı oynayanlar belli suçlu belli,mağdur belli,50 yıllardır suçluya mükafat mağdura ceza var futbolumuzda,hiç umuda heveslenmeyelim en iyisi.Federasyon değişti,MHK değişti yine önceki yıllarda olduğu gibi ezilen hakkı yenilen yine Anadolu,rüya kısa sürdü futbolsever yine aldatıldı aynı senaryo,yine aynı bizans oyunları,bizansın bir takımını 100’üncü yılında şampiyon yapan Ali Aydınlar,Mutlu Çelikler,Çetin Sarıgüller,Hamza Mısırlar ve İsmet Arzuman gibi vs hakemler gitti diye sevinirken yenileri türemeye başladı,sonradan anladıkki nöbet değişimi yapmışlar.

Yıllardır adil ve vicdanlı yönetimlere aç futbolseverler,çifte standart ve eyyamın sonunun gelmesi gerektiği halde formanın rengine göre her stat da farklı çalınan düdüklere yeter diyoruz artık,sahada adaleti sağlıyacağınıza birilerini tutup diğerlerinden ayrıcalıklı konuma getirirseniz ,her şehre her kulübe eşit mesafede durmazsanız ortada futbol yerine,ortalık vurgunculardan,sahtekarlardan,yalakalardan geçilmez olur.

Yenilikten,hakkaniyetten yana bir reform heyacanını yaşamak istiyorsak bu yolda ciddiyet yenilikler içeren doğru bir yönde,sistemde olamamız gerekmezmi,bizim ülkenin gerçekleri biraz farklı ideallerimiz için değil kendimiz ve ünvanımız için uğraşıyoruz.Bir an önce Türk futbolunun siyasal yapılandırmaların koltuk çıkar ilişkilerinden ve şahsi menfaet etkisinden kurtarılıp tüm lig ve kulüplerin ortak çıkarları doğrultusunda yani temelinde güçlü bir yapı kazandırılmasına çalışılmalı.

Çözüm tepeden tırnağa temizlik daha öncede belirttiğimiz gibi bir çok kez; bataklığın kurutulması yani esas sivrisinekler,kuddusüler o zaman sorun olmaz.
_________________
www.haydigencler.com


En son Antis tarafından Sal Nis 15, 2008 19:21 tarihinde değiştirildi, toplam 1 kere değiştirildi
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger
dogukan_mb



Kayıt: 18 Tem 2006
Mesajlar : 181
Durum : Çevrimdışı
Konum: kızılaydayız herşeyin farkındayız !

MesajTarih: Pts Nis 14, 2008 0:25    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

edit eedddiiiitttt
_________________
ŞeyTanda Bir Bacak Var ki Tam KırıLmaLık !
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Önceki mesajları göster:   
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    Pankart Namustur! Forum Ana Sayfa -> Türk Futbol Gündemi Tüm zamanlar GMT +2 Saat
Sayfaya git 1, 2  Sonraki
1. sayfa (Toplam 2 sayfa)

 
Geçiş Yap:  
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız